Evliliğin İlk 5 Yılında Yapılan 5 Büyük Hata ve Çözümü
Merhaba, ben Fırat Yalçın. Bir psikolojik danışman ve aile danışmanı olarak, bugün sizlerle evliliğin ilk 5 yılında yapılan en büyük hataları ve bu hataları nasıl düzeltebileceğinizi konuşacağız. Evlilik, iki insanın bir araya gelip bir ömür boyu sürecek bir yolculuğa çıkması gibi görünse de, bu yolculuk bazen beklenmedik engellerle dolu olabiliyor. Özellikle ilk 5 yıl, ilişkinin temellerinin atıldığı, alışkanlıkların oturduğu ve bazen de yanlış adımların atıldığı bir dönem. Peki, bu hatalar neler? Ve en önemlisi, bu hataları nasıl düzeltebiliriz? 5 tanesine değinelim.. Hadi başlayalım!
İçindekiler:
1. İletişim Eksikliği veya Yanlış İletişim
“Sen beni hiç anlamıyorsun!” ya da “Zaten hep böyle yapıyorsun!” gibi cümleler size tanıdık geliyor mu? Evliliğin ilk yıllarında çiftler, birbirlerini dinlemek yerine suçlayıcı bir dil kullanabiliyor. Peki, bunu nasıl düzeltebiliriz? İlk adım, “ben dili”ni kullanmak. Yani, “Ben kendimi değersiz hissediyorum” gibi cümlelerle duygularınızı ifade etmek. İkinci adım ise aktif dinleme. Partnerinizi gerçekten dinlemek, onun ne hissettiğini anlamaya çalışmak. Unutmayın, iletişim bir köprüdür ve bu köprüyü sağlam tutmak sizin elinizde.
2. Romantizmi İhmal Etmek
Evliliğin ilk yıllarında romantizm, maalesef zamanla azalarak ilerleyebiliyor. O ilk randevular, sürprizler, küçük notlar… Peki, bunlar nereye gidiyor? Neden azalarak ilerliyor? tam şu an videoyu durdurup kendinize sorun, başlangıçta romantik olmama sebep olup şu an olmayan şey ne? romantizmimin önüne ne geçti? siz düşünürken ben devam edeyim.. Romantizmi ihmal etmek, sıcacık başlayan ilişkinizi yavaş yavaş soğutabilir. Ocağın üzerindeki kaynayan bir yemek dolusu tencere gibi düşünün. Ocağın ateşini birden kapattınız ve yemek yavaş yavaş soğumaya başladı. Aslında iletişim çatışmalarının en kötü tarafı bu, yaşananlar yavaş yavaş yaşandığı için yitip gittiğini uzun süre sonra anlıyorsun ve o aşamayı çözümlemek çok zor oluyor. Peki henüz o kadar da yitip gitmemişken romantizm konusunda Çözüm ne sizce? Kendinizi kasıp çok büyük şeyler planlamayın, Küçük jestlerle başlayın. Partnerinize beklenmedik bir hediye alın, onu özel hissettirin. Unutmayın, romantizm ilişkinizin can damarıdır.
3. Bireyselliği Kaybetmek veya Tamamen Bireysel Davranmak
Bekarken tüm kararları kendinizin aldığı bireysel bir hayatınız vardı ama şimdi iki kişisiniz. Peki ne yapacağız? Artık iki kişiyiz diye yapışık ikizler gibi her anımızı birlikte mi geçireceğiz? Sizce gerçekten doğrusu bu mu? Her insan ayrı bir bireydir, biriciktir. Evlilik, iki insanın bir araya gelmesi demek ama bu, bireyselliğinizi kaybedeceğiniz anlamına gelmiyor. Kimi çiftler, kendilerini tamamen ilişkiye adayıp bireysel kimliklerini kaybediyor. Kimileri ise tam tersine, bireysel hayatlarına o kadar odaklanıyor ki partnerlerini ihmal ediyor. Peki, bu dengeyi nasıl kuracaksınız? Cevap basit: Hem “ben” hem “biz” olun. Kendi hobilerinize, arkadaşlarınıza zaman ayırın ama partnerinizle de kaliteli zaman geçirmeyi ihmal etmeyin.
4. Finansal Konularda Uyumsuzluk
Para, evlilikte en sık tartışılan konulardan biri. Kimi çiftler, harcama alışkanlıkları yüzünden sürekli tartışıyor. Peki, bu sorunu nasıl aşabilirsiniz? İlk adım, finansal şeffaflık. Gelirlerinizi, giderlerinizi, tasarruf hedeflerinizi açıkça konuşun. İkinci adım ise ortak bir bütçe oluşturmak. Bu bütçeyi kimin yöneteceğinin bir önemi yok ama ikinizden birisi mali konularda daha iyidir, yönetimi ona bırakalım ama o da diğerine şeffaf olsun her şeyi açıklasın. Bir yatırım yapacaksanız buna birlikte karar verin. bu konuda başlarda yapılan en büyük hatalı cümleler “ben daha çok kazanıyorum nereye ne kadar harcayacağımı ben belirleyeceğim” “evin erkeği benim ve harcamayı ben yaparım sen de izlersin” veya “benim aylık 10 bin lira sabit kuaför giderim var, tasarruf edemem ona göre” veya “benim maaşım senin maaşın” Unutmayın, para bir araçtır, amaç değil. Onu doğru yönetmek sizin elinizde.
Bazen birlikte har vurup harman savuracaksınız, bazen birlikte büyük bir yatırım yapıp kemer sıkacaksınız. İşte evliliğin tadı. Hayat arkadaşlığının anlamı bu değil mi?
5. Aile ve Arkadaşlarla İlgili Sınırların Belirsizliği
Evliliğin ilk yıllarında, aileler ve arkadaşlar bazen ilişkinize müdahale edebilir. Henüz her şey yeni olduğundan bu doğaldır. Hele ki evlenmeden önce ilişkinizin dinamiklerini paylaştığınız dostlarınız varsa müdahaleyi bir hak olarak görebilirler. Burada sizin yaptığınız yanlış onlara “artık evliyiz ve sizlerle konuştuğumuz sorunlarımızı çözdük, çok mutluyuz”‘u göstermemiş olmanız olur. Yakın dostlarınıza sadece sorunlarınızdan bahsettiniz ve evlendiniz. Onlar evliliğinizi doğal olarak sağlıklı bulmayıp altta kötü bir niyet olmadan müdahale edebilirler. Onlara sık sık mutlu olduğunuzu gösterin, eve davet edin, sizin o sorunları aştığınızı ve aile olduğunuzu gözlemlesinler, otomatik olarak karışmalar bitecektir.
Ailelerimiz de maalesef ilişkiye çok müdahale edici bir tutum sergileyebiliyorlar. Unutmatın evliliğin ilk yıllarında her çiftin yaşadığı atlatması gereken evlilik ödevleri aslında bunlar. Çözüm ne peki? Partnerinizi öncelik tutarak müdahalelere sınır koyun. Öyle bir sınır koyun ki insanlar müdahale edemeyeceklerini bilsinler. Net olun. Partneriniz sizin için tek, biricik, kıymetli. Bunu onlara hissettirin. Tabi ki kalp kırmadan.




Yorum gönder